Ya Psikolojik Bağışıklığınız Var mı?
Psikolojik Bağışıklığınızı Güçlendirebilir misiniz?

alt

Daha çocukken hayatımıza giren bir kelime bağışıklık… Fizyolojik olarak bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla kazanılmış direnç durumu… Fizyolojik direncimiz ne kadar güçlü ise mikroplara karşı o kadar direnebiliyoruz. Bağışıklığımızı güçlendirmek için de sağlıklı beslenmek, spor yapmak, vitamin desteği almak gibi alternatiflerimiz var.

Peki ya psikolojik bağışıklık?

En az fizyolojik bağışıklık kadar, hatta sağlığımız için daha da önemli olduğunu söylesem… Yine her şey çocukluktan başlıyor; psikolojik bağışıklığımızın güçlü veya güçsüz olması da… Ailesi tarafından varlığına değer verilen: duygularına ve düşüncelerine önem verilen; aile içinde söz hakkı olan; sevgi ve ilgi gören; zor zamanlar için bilinçlendirilen çocuklar çocukluklarından itibaren psikolojik bağışıklıklarını güçlendirmeye başlıyorlar. Böylelikle büyüdüklerinde her şeyden önce kendilerini tanıyan, duygularını ve düşüncelerini bilen bireyler oluyorlar. Ne istediklerini bilmelerinden tutun da sorun çözme yetkinliklerine pek çok konuda yetkin oluyorlar. Karşılarına çıkacak durumlar için psikolojik bağışıklıkları devreye giriyor ve onları koruyor.

Çocukken bu şartlara sahip değilsek psikolojik bağışıklığımızı geliştiremez miyiz? Tabii ki geliştirebiliriz. Soruna değil çözüme odaklanarak fark ettiklerimizi yaşamımıza katmak önemli. Nasıl fizyolojik sağlığımızı geliştirmek için yapabileceklerimiz varsa psikolojik bağışıklık için de var.

Fizyolojik bağışıklığımızın güçlenmesini mikroplarla, virüslerle karşılaşmamız da sağlarken psikolojik bağışıklıkta da kendimizle ve yaşadığımız durumla karşılaşma psikolojik bağışıklığımızın güçlenmesine katkı sağlıyor.

Karşılaşmak: Mesela bir kere başarısız olan artık başarısızlığın sonuçlarını bildiği için başarısız olmamak için daha dikkatli davranıyor. Ya da asansöre binmekten korkan biri zorunlu olarak asansöre bindiğinde psikolojik bağışıklığı güçlenmeye başlıyor. Kaçmıyorsanız ve karşınıza çıkabilecek durumları yaşamaya hazırsanız 2 puan sizin. Bazen kaçmam bazen kaçarım diyorsanız 1 puan aldınız. Direkt kaçarım diyorsanız puan yok.

Kendini sevmek: Sadece psikolojik bağışıklık için değil daha mutlu, daha huzurlu olmamız için de etkili bir güç kendini sevmek. Yaşanılan iyi veya kötü ya da normal durumlarda kendilerini sevenler durumu kendileri açısından değerlendirir, kendilerini korumaya geçerler. Bu da psikolojik bağışıklığımızı destekler, güçlendirir. Kendinizi seviyorsanız, 2 puan kazandınız. Kendinizi sevip sevmediğinizi bilmiyorsanız 1 puan verin. Kendinizi sevmiyorsanız buradan 0 puan aldınız.

Pozitif düşünmek: Burada bahsettiğimiz pozitif düşünme, körü körüne iyi düşünmek değil. Her şeyin geçici olduğunu bilip umut yaşatmak ya da yeşertmek. Üstelik sadece psikolojik sağlığımıza değil fizyolojik sağlığımızı da güçlendirir. Pozitif düşünürüm genelde diyorsanız, 2 puan yine sizin. Bazense cevabınız, 1 puan aldınız. Negatifliğim daha ağır basar diyorsanız 0 puan aldınız.

Stresi yönetebilmek: Stres her yerde karşımıza çıkıyor maalesef. Psikolojik bağışıklığımızın da önemli başlıklarından biri. Stresimizle baş etmeyi öğrendiğimizde kendiniz için büyük bir adım atmış olursunuz. Stresimi yönetebilirim diyorsanız, 2 puan aldınız. Bazen yönetebilirim bazen değil ise cevabınız 1 puan. Yönetemiyorum diyorsanız 0 puan aldınız.

Yaptığınız puanlamayı toplayalım ve

6-8 arası: Bağışıklık sistemi genel olarak güçlü olanlar.

4-6 arası: Bağışıklık sistemi genel olarak idare edenler.

2-4 arası: Bağışıklık sistemi sınıfta kalanlar ve geliştirmeye ihtiyacı olanlar.

0-2 arası: Psikolojik bağışıklık sistemi olmayanlar. Olması için çalışması gerekenler.

alt

M. Şeref Akkaş

Danışman- Eğitmen- Koç

“Hayatın bana verdiği
en iyi ödül, bilgilerimi ve deneyimlerimi paylaşma şansı!”

PAYLAŞ:

7/24

İLETİŞİM FORMU

 

Bana Yazın...